hilkat


hilkat
(A.)
[ ﺖﻘﻠﺧ ]
1. yaratılış.
2. Tanrı.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hilkat — is., ti, esk., Ar. ḫilḳat Yaradılış, fıtrat Birleşik Sözler hilkat garibesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HİLKAT — Doğuştan gelen vasıf. Yaratma. Yaratılı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hilkat — yaratılma; yaratılış; tabiat …   Hukuk Sözlüğü

  • hilkat garibesi — is. 1) Bedeninde doğuştan normal olmayan gariplikler bulunan kimse 2) mec. Acayip, garip, tuhaf şey …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TUBA-İ HİLKAT — Hilkat ağacı, hilkat tubası. Kâinat, teşbih yapılarak tuba ağacına benzetilmiştir.(Tuba i hilkatten semavat şıkkına hep kehkeşan ağsanınaBir Cemil i Zülcelâl in dest i hikmetiyle takılmış pek güzel meyveleriz biz. M …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • U'CUBE-İ HİLKAT — Yaratılıştan insanlara hayret verici olan. Şaşılacak, hayrete düşülecek hilkat garibesi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ACİBE-İ HİLKAT — Her zaman yaratılan şekilden farklı olarak yaratılmış olan. (Meselâ: Normalinden çok fazla büyük cüsseli veya üç ayaklı olmak gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DÂHİYE-İ HİLKAT — Yaradılıştan dâhi olan. Hârika …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUKTEZA-İ HİLKAT — Yaradılışın gerektirdiği şey. Yaradılış itibariyle olan hal ve netice …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • NETİCE-İ HİLKAT — Yaratılışın sonu, gayesi. Yaratılmanın neticesi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük